Parşömene Nakşedilen Korku ve İhtişam
1626 Osmanlı’sından 2426’nın Geleceğine “Sular hep aktı geçti, kurudu vakti geçti. Nice han, nice sultan, tahtı bıraktı geçti. Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti.” — Yunus Emre Yunus Emre’nin…
Bilim ve aklın penceresi
1626 Osmanlı’sından 2426’nın Geleceğine “Sular hep aktı geçti, kurudu vakti geçti. Nice han, nice sultan, tahtı bıraktı geçti. Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti.” — Yunus Emre Yunus Emre’nin…
Bugünlerde biraz yazmayayım diyorum, yapamıyorum. Sanki yazınca elimden bir şey geliyormuş gibi, kendimi bazen kâğıda, kaleme; bazen de bilgisayara bakar buluyorum. Beynimi yavaşlatmak, ruhumu dinlendirmek istesem de birçok konuda düşünceli…
Balkanlar, tarihin haritasında; Anadolu Türkünün yüreğine çizilmiş bir yurttu. Balkanları kaybettiğimiz demlerde; Selanik’in taş avlularında bir çocuğun adımı, Üsküp’ün sabah ezanında bir annenin duası, Manastır’ın kaldırımlarında bir dedenin bastonu kaldı.…
Son zamanlarda, Türk ve İslam medeniyetinin köşe taşlarını oluşturan birkaç kadim şehri gezme imkânım oldu. Bu seyahatler sırasında, özellikle İstanbul ve Bursa’nın tarih kokan sokaklarında yürürken kalbime düşen izlenimleri kâğıda…
Bilim insanlarının izini süreceğimiz yolculuğumuzun ikinci yazısı. Cumhuriyet’e aklıyla, kalbiyle, bilgisiyle katkı sunmuş bir büyük öğretmene kulak veriyoruz: Prof. Dr. Mustafa İnan. Bu bilim insanlarının her biri yaşadığı çağda bir…
Bilim insanlarının izini sürerek bir yolculuğa çıkıyoruz. Her biri yaşadığı çağda bir meşale taşıdı; kimi bilinmeyene ışık tuttu, kimi susturulan hakikati kelimeye döktü. Bu yazı dizisinde, onların hayatlarına, mücadelelerine ve…
Tarih dediğimiz şey, çoğu zaman kazananların tuttuğu bir kalemin ucundan dökülmüş kelimeler gibidir. Kimin eli tutuyorsa o kalemi, onun çizdiği şekiller belirler gerçekliğin sınırlarını. Bilim ise, tarih sayfalarının arasında gömülü…
Dijital çağın hızla şekillendirdiği dünyada, yalnızca okumayı ve yazmayı bilmek bir insanı okuryazar yapmaya yetiyor mu? Harfleri tanıyıp kelimeleri bir araya getirmek, bilgiye ulaşmak için gerekli ama yeterli değil. Bugünün…
Bu yazı, Nazım Hikmet Ran’ın Kuvâ-yi Milliye destanı şiirinden ilhamla kurgulanmış bir anlatıdır. Birkaç inanmışın, bir çokluğun kof ve güruh varlığına karşı verdiği bir destanın adıydı bu. Gün, Ötüken’den yola…
Bu öykü, Cemal Süreya’nın “Aşk” şiirinin kurgusal bir versiyonu olarak kaleme alınmıştır. 1940’ların İstanbul’u… Zaman, kentin üzerine çökmüş bir sis bulutunun dinginliğiyle yavaşça ilerliyor gibiydi. Boğaz’ın suları usulca akıyor, dalgalar…