Mısradan Öyküye | Şiirin Kapısından Geçen Hikâyeler
Mısradan Öyküye, Dr. Ahmet Yalkın’ın Türk şiirinin unutulmaz mısralarından hareketle kaleme aldığı 17 öyküyü çocukluk, aşk, memleket ve hatıralar çevresinde buluşturuyor.
Bilim ve aklın penceresi
Mısradan Öyküye, Dr. Ahmet Yalkın’ın Türk şiirinin unutulmaz mısralarından hareketle kaleme aldığı 17 öyküyü çocukluk, aşk, memleket ve hatıralar çevresinde buluşturuyor.
Sesiz Seda Seslenişi Yaradan’a olanın sedası da sessiz olur. Bir çırpıda dökülüverir, bir secde sonrası. Elleri semadayken, gözlerini ufuk ötesine çevirdiği demde; bir kara örtüye, kâinatın kalbinin yönüne… Dudaklarının kıpırtısıyla…
YAZIÇEPNİ Bozkırın ortasında bir köy vardı: Yazıçepni. Rüzgâr kavruk yamaçlardan inerken kavak yapraklarını sertçe sallıyor, çeşmelerden doldurulan testiler omuzlarda taşınıyor, elektriğin uğramadığı evlerde geceleri gökyüzü aydınlatıcı oluyor, sabahları horoz sesleri…
“Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir,Mübtelâ-yı gam’a sor kim geceler kaç saat.” Zamanı saatle tartanlar, göğü cetvelle ölçenler bilmez bu geceyi.Çünkü bu gece saatle değil, gamla ölçülür.Ve gam ehli bilir…
I. Bölüm: Gölgenin Başladığı Yer – Berlin, 1989 Şehir ikiye bölünmüştü; duvar gibi insanlar da ortadan ikiye ayrılmıştı. Berlin’de, her sokak kendi suskunluğunda kayboluyordu. Kimse birbirinin ne düşündüğünü açıkça konuşamıyor,…
Bu öykü, yaşanmış bir anıya dayanmaktadır. Öykünün içindeki bazı duyguları derinleştirmek, sahneleri daha çok yankılatmak amacıyla, Cemal Süreya’nın “Üvercinka”, “Sıcak Nal” ve “Kehanet 1985” adlı şiirlerinden dizelere yer verilmiştir. Yazıçepni…
Yalnızım. Kar taneleri kadar yalnız. Sersem bir rüzgar çığlığı… Boş sokaklarda kaybolmakta izler… Ve aralıksız vehimler… Çığlık üstüne çığlık saçıyor Yalnızlığıma karanlık. Heyulası oldu resmin gecemin. Buz gibi bir yatak……