STEM artık dört harften ibaret değil. Bir ülkenin geleceğe hazır olup olmadığını gösteren barometre. Science, Technology, Engineering, Mathematics… Ama mesele tanım değil. Esas olan, disiplinleri çarpıştırarak yeni çözümler üretmek. STEM bugün ekonomik kapasiteyi, kültürel yönelimi, hayal gücünü ölçüyor.
Doktora tezimde gördüğüm tablo çok netti: Almanya için STEM üretim gücünün aracı. İrlanda için hayal ile mühendisliğin aynı odada buluşması. Türkiye için yolculuğun henüz başı. Liselerde FeTeMM modeli var, üniversitelerde robotik ve biyoteknoloji laboratuvarları kuruldu. Fakat iş disiplinlerarası lisans programlarına gelince, tabela hâlâ boşluklarla dolu.
Türkiye’de Üniversite Öğrencilerinin Dağılımı – YÖK 2023
Grafik: YÖK 2023 verilerine göre Türkiye'de üniversite öğrencilerinin STEM ve diğer alanlara göre dağılım yüzdeleri.
YÖK verilerine göre öğrencilerin %36’sı STEM alanında. Rakam umut verici görünebilir. Ama sayı tek başına anlam taşımıyor. Disiplinler birbirine dokunmadığında, potansiyel gerçeğe dönüşmüyor.
Küresel tablo daha çarpıcı. Çin her yıl 4,7 milyon STEM mezunu veriyor. Hindistan 2,6 milyon. ABD 600 bin civarında. AB’de 2,2 milyon öğrenci STEM’de kayıtlı, yarısından fazlası disiplinlerarası programlarda.
Dünya Genelinde STEM Mezun Sayıları – UNESCO, World Bank, NSF
TÜİK 2024 verilerine göre Türkiye’de STEM ve Sosyal Bilimler mezunlarının istihdam oranlarını gösteren karşılaştırmalı grafik.
Türkiye’de yıllık STEM mezun sayısı yaklaşık 300 bin. Fakat iş ilanları farklı bir hikâye anlatıyor. İŞKUR verilerine göre en çok açık pozisyon yazılım geliştirme, elektronik mühendisliği, veri analizi, yenilenebilir enerji teknolojilerinde. Üretimle talep arasındaki uyumsuzluk, sistemsel bir boşluk yaratıyor.
TÜİK istatistikleri bu boşluğu açıkça gösteriyor. STEM mezunlarının istihdam oranı %77. Sosyal bilimlerde %58. Yüzde 20’lik fark yalnızca istatistik değil, geleceğe dair ciddi bir mesaj.
İstihdam Oranları Karşılaştırması – TÜİK 2024
Karşılaştırmalı bar grafik: Çin, Hindistan, ABD ve AB'nin yıllık STEM mezun sayıları.
Dünya Ekonomik Forumu’nun raporu daha da sarsıcı: 2030’a kadar STEM tabanlı işlerin %80’ine bugün isim bile verilmiş değil. Yani yarının meslekleri henüz hayal gücümüzün dışında. Belki iklim-matematik analisti, belki biyolojik yapay zekâ terapisti. Bugünün en parlak unvanları, gelecekte geçmişin satır aralarında kalacak.
Tersine Sorular¿
- Bugün gözde olan meslekler gerçekten kalıcı mı¿
- Mühendislik diploması yeterli mi, yoksa disiplinlerarası bir öğrenme modeli mi gerekiyor¿
- Teknolojiyi biz mi yönlendiriyoruz, yoksa o mu bizi şekillendiriyor¿
- Türkiye STEM eğitiminde hızlanamazsa küresel yarışta nerede kalacak¿
STEM bir sayı yarışı değil. Robotik laboratuvar kurmakla bitmiyor. O laboratuvardan çıkan fikri topluma taşıyacak köprüyü kurmak gerekiyor. STEM bir matematik problemi değil; aynı anda sosyoloji, ekonomi, hukuk problemi.
Atatürk yüzyıl önce “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” dediğinde STEM diye bir kavram yoktu. Ama mesaj bugünden de netti. Bilim pusula oldu mu gelecek yön bulur. Türkiye’nin gücü, laboratuvarla toplum arasındaki köprüyü kurabilmesinde. Çünkü bilim ders kitaplarında değil, hayatın içinde karşılık bulduğunda anlam kazanır.
Bu vizyonu bugüne uyarlayın. Enerji krizinde yenilenebilir enerji sistemleri yalnız mühendislerin işi değil; ekonomistlerin, sosyologların, hukukçuların katkısıyla anlam kazanıyor. Yapay zekâ araştırmaları da öyle; kod yazmak tek başına yeterli değil, etik boyut girmezse teknoloji toplum için riskli bile olabilir. Sağlıkta biyoteknoloji laboratuvarı kurmak kıymetli ama buluşu topluma taşımadan devrim tamamlanmaz.
Atatürk’ün 1934’te yağlı tohumlardan yakıt elde edilmesi üzerine emir verip ilk biyodizel denemelerini yaptırdığı günleri hatırlayalım. O girişim sadece bir motorun çalışıp çalışmamasıyla ilgili değildi; tarımla sanayiyi, bilimi ve toplumsal faydayı aynı denklemde buluşturma çabasıydı. Bugün STEM dediğimiz şeyin özü tam da buydu: disiplinleri birleştirmek, bilimsel üretimi ülkenin kalkınmasına yönlendirmek.
STEM çağında gelecek, mühendislik zekâsını toplumsal fayda ile, bilimsel araştırmayı ekonomik ve kültürel dönüşümle buluşturabilen milletlerin olacak. Türkiye’nin önündeki fırsat net: Eğer bu köprüleri kurabilirse, küresel yarışın pasif izleyicisi değil, yön verenlerinden biri olur. Çünkü geleceğin adı tek bir bilim dalında yazılmayacak. Gelecek disiplinlerarası harflerle okunacak.
Sağlıcakla, hoşça kalın.
Kaynakça
- Eurostat. (2022). Tertiary education students by field of education. European Commission. Retrieved from https://ec.europa.eu/eurostat
- National Science Foundation (NSF). (2022). Science & engineering indicators 2022: The state of U.S. science and engineering. National Center for Science and Engineering Statistics. Retrieved from https://ncses.nsf.gov/indicators
- OECD. (2023). Green transition jobs and skills for 2030. Organisation for Economic Co-operation and Development. Retrieved from https://www.oecd.org
- Turkish Employment Agency [İŞKUR]. (2024). Labour market analysis report 2024. Ankara: İŞKUR. Retrieved from https://www.iskur.gov.tr
- Turkish Statistical Institute [TÜİK]. (2024). Labour force statistics 2024. Ankara: TÜİK. Retrieved from https://www.tuik.gov.tr
- UNESCO Institute for Statistics. (2023). Global flow of tertiary-level STEM graduates. United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization. Retrieved from http://uis.unesco.org
- World Bank. (2023). World development indicators: Education statistics. The World Bank Group. Retrieved from https://data.worldbank.org
- World Economic Forum. (2023). Future of jobs report 2023. World Economic Forum. Retrieved from https://www.weforum.org/reports/future-of-jobs-report-2023
- Yükseköğretim Kurulu [YÖK]. (2023). Yükseköğretim bilgi yönetim sistemi – Öğrenci istatistikleri. Ankara: YÖK. Retrieved from https://istatistik.yok.gov.tr
